WIRELESS ( Kablosuz
) İletişim de artık popüler bağlantı şekillerindendir.
Temel itibari ile ikiye ayrılabilir: Indoor ve Outdoor.
Indoor wireless networklerde kullanıcılar Access Pointlere,
kablosuz ethernet kartları vasıtası ile ulaşırlar. Paylaşımlı
ortam olması, yani switch gibi değil de hub gibi çalışmaları
nedeniyle, sadece kablonun gereksiz veya imkansız olduğu
ve network hızının çok önemli olmadığı ortamlarda kullanılırlar.
Outdoor haberleşmede ise karşılıklı yaklaşık maksimum 20
km mesafede konulan antenlerin birbirlerini illa ki görmeleri
gerekir (Line of sight). Bu tür haberleşme özel izne tabidir.
Wireless haberleşmede kablonun olmaması avantaj olduğu
gibi, dezavantaj da olabilir. İstenmeyen durumlara karşı
aşağıdaki sistematik kullanılmalıdır.Özellikle Laptop’ların
şirketlerde yaygın kullanımından sonra, Türkiye pazarında
da yer edinmeye başlayan indoor WLAN (Wireless LAN – Kablosuz
Yerel Ağ)’lar, sınırlı kodlamaları ve frekans diversiteleri
yüzünden, aslında yeterince güvenli değiller. Mesela, ferah
manzaralı toplantı odanızın penceresi altındaki bir arabadaki
rakip firma temsilcisinin WLAN vasıtası ile içinizdeki bilgilere
girmesi için, pek de uzman olması gerekmiyor!
1. Access Point Anteninin Yeri
Kapalı alan WLAN’lerde öncelik, kapsama alanının sadece
sizin şirketinize ait olan yerler ile sınırlandırılması
olmalıdır. Kesinlikle pencere kenarlarına koymayın, çünki
cam sinyali bloke etmez, yani duvardan daha kötüdür. İdeal
olarak, kapsamak istediğiniz alanın merkezine yerleştirilmelidir.
2. WEP Kullanımı
Wireless encryption protokolü (WEP) halen daha bazı zayıf
yönleri olmakla birlikte hackerlara karşı etkili bir korunum
sağlayabilir. Birçok üretici ürünlerini WEP’i default olarak
etkinleştirilmemiş olarak piyasaya sunar, böylelikle kurulum
kolay olur, satışlar da artar ;), ama siz bir e-bülten abonesi
olarak böyle hesaplara prim vermeyin, veya kendiniz etkinleştirin.
Çünki kablosuz bir sniffer ile encrypt edilmemiş bilgileriniz
kolaylıkla yakalanabilir, uyarılmadık demeyin!
3. SSID’yi değiştirin ve broadcast’ini etkinleştirilmesini
kaldırın.
SSID’ler (Service set identifier) wireless access point’ler
tarafından hangi kullanıcıların bağlantıyı başlatabileceklerini
sağlayan bir string’tir. Bu rakam üretici tarafından default
verilir ve tüm kullanıcılar için aynıdır (Mesela 3Com cihazlarda
“101” ‘dir). Bu SSID’yi tahmini her access point için ayrı
ve zor olacak bir rakam ile değiştirin. Hatta mümkünse,
anten üzerinden broadcastini de önleyin.
4. DHCP’yi kullanmayın
Aslında garip gelebilir ama, WLAN kullanıyorsanız hakikaten
anlamlı oluyor. Böylelikle hackerlar sizin IP address, subnet
mask ve diğer gerekli TCP/IP parametrelerinizi tahmin etmeleri
gerekecektir, hazırdan alamayacaklardır; ötesindeki kişilerin
de halen daha bilinmeyen IP numaraları ile uğraşmaları gerekecektir.
5. SNMP ayarlarını kaldırın veya değiştirin
Bunu yapmazsanız, networkünüz hakkında önemli bilgilere
bir hacker SNMP yolu ile ulaşabilir.
6. Access list (Erişim listesi) tanımlayın
Tüm WLAN cihazları bunu desteklemez ama desteği varsa, kullanmamak
için elinizde iyi bir sebep olmalı. Çünki erişim listeleri
sayesinde herkes her istediği networke veya client’a ya
da porta erişemez.
Aslında kurumsal WLAN kullanıcıların kurumsal network’e
access point’ler üzerinden ulaşırken VPN’den geçmeleri daha
güvenli, fakat bu da yetersiz kalabiliyor. Pekiyi bu durumda
ne yapmak gerekiyor?
-Her kullanıcıya kişisel firewall yüklemelisiniz.
-Paylaşımlı Hard-driveların kullanımındaki risklerden kullanıcıları
haberdar ediniz.
-WLAN kullanımı için güvenlik politikaları üretiniz.
-Kablosuz bağlantıların hepsinin VPN’ler üzerinden networkünüze
dahil olmalarını şart koşunuz.
Bu arada satın aldığınız cihazın da tek-oturum-kodlamayı
(single-session encryption) desteklemesinde fayda var.
Cisco Aironet, 3com ve Avaya Wireless Bridge'lerimiz ile
hizmetinizdeyiz!